Galatasaray'ın efsanevi oyuncusu Gheorghe Hagi'nin önderliğinde düzenlenen ve forma giydiği takımların U-17 kademede oynayan futbolcularının katıldığı 'Hagi Talent Cup' turnuvasının ilk maçları dün oynandı. Altyapısıyla hemen hemen taraflı tarafsız herkesi kıskandıran ve müthiş yetenekleri barındıran Barcelona'yı, U17 takımımız son 20 dakika eksik oynamasına rağmen 2-1* yenmeyi başardı. Dünya devi Barcelona karşısında takımımız 20. dakikada Emre Gemici ve 34. dakikada Erdi Güncan'ın ayağından bulduğu goller ile skoru 2-0'a getirirken, 37. dakikadaQuesada Gallardo'nun golüne engel olamadı. Turnuvanın statüsü gereği maç sonrasında penaltı atışlarına geçildi ve normal süresini 2-1 kazanan takımımız penaltı atışlarında da rakibine üstünlük kurdu. Penaltı atışları sonrasında mücadeleyi 4-3 kazanan ekibimiz bugün saat 20.00'de turnuvanın ikinci maçı olarak Hagi Academia takımı ile karşılaşacak. Barcelona mücadelesinde 57. dakikada rakibine yaptığı müdahale sonrasında Fatih Bozoç ikinci sarı karttan kırmızı kart görerek oyundan atılmıştı. Fatih bugün oynanılan maçta forma giyemeyecek.
Bu arada takımımızın mücadele de 4-3-3 sistemi ile mücadele etmesi ve bu sistemin altyapıda uygulanması da gelecek yıllar adına Galatasaray'ın yatırımlar yaptığının belirtisi olarak görünüyor. Galatasaray A takımında geçtiğimiz sezon ve bu sezon görmeye çalıştığımız, zaman zaman gördüğümüz 4-3-3 sistemi ve pasa dayalı futbol felsefesinin altyapıda uygulanması sonrasında tıpkı Barcelona gibi, Arsenal gibi, Ajax gibi bir ekol yaratılarak alttan gelen futbolcunun A takıma çıkması durumunda herhangi bir sıkıntı yaşamasına engel olacak. Kısacası altyapıda bu oyunu oynamasını bilen, nerede ne yapacağını bilen oyuncular yetişmesi Galatasaray'ın geleceğinin parlak olduğunu gösteriyor.
uACimbom
11 Ağustos 2010 Çarşamba
21 Haziran 2010 Pazartesi
2010 - 2011 | Çağlar Birinci v4.
Profesyonel oyuncu Çağlar Birinci ile 3 yıllık sözleşme imzalanmıştır. Sözleşme bedeli olarak oyuncuya;Çağlar Birinci resmen Galatasaray'da, resmi site açıklamamak için inat ediyor. Daha evel söylediğimiz gibi sadece oyunculardan Fırat ile Serdar yer değiştirmiş :) Hayırlı, uğurlu olması dileğiyle.. Hoşgeldin Çağlar.
2010-2011 sezonu için 900.000 TL sabit transfer ücreti, 8.000 TL maç başı ücreti,
2011-2012 sezonu için 900.000 TL sabit transfer ücreti, 9.000 TL maç başı ücreti,
2011-2012 sezonu için 950.000 TL sabit transfer ücreti, 10.000 TL maç başı ücreti ödenecektir.
Söz konusu futbolcunun sözleşme imzalaması karşılığında Denizlispor Kulübü'ne vadeli olarak 1.500.000 avro ödenecek profesyonel futbolcularımız Murat Akça, Erhan Şentürk, Sadrettin Fırat Kocaoğlu ve Semih Kaya'nin sözleşmeleri karşılıklı olarak sonlandırılacak ve futbolcular Denizlispor Kulübü ile profesyonel futbolcu sözleşmesi imzalayacaklardır.
Galatasaray Sportif Sınai ve Yatırımlar A.Ş.
20 Haziran 2010 Pazar
2010 - 2011 | Sulley Ali Muntari

Gelecek sezon adına ortasahada transfer edilmesi gündemde veya görüşülen isimlerin 5-6 isimden oluştuğunu daha evel belirtmiştik, blogta ve farklı sayfalarımızda. Diarra bu isimlerden birisiydi, Poulsen bu isimlerden birisiydi, Enoh bunlardan birisiydi bonservisi elinde olması nedeniyle. Bu bölgedeki oyuncunun transferi adına elimizde 5-6 milyon euro ver harcayacağımız ve şu anda alternatif olarak görüşmelerin olduğu, nabız yoklanan bir diğer isimde geçtiğimiz sezon Inter'de forma yüzü göremeyen, satılık listesine konan ve takımdan ayrılmak isteyen 26 yaşındaki Gana'lı ortasaha oyuncusu Sulley Ali Muntari. Ganalı oyuncu için menajerlere soruldu, bonservis fiyatı hakkında nabız yoklandı. Gelir, gelmez; transfer olur olmaz bilinmez ama Muntari'de görüşülen bir başka isim olarak blogta yerini alıyor. Transfer hakkında detay olursa veya bir gelişme olursa burada yazılır.
İŞTE BENİM DİYEN, PROFESYONELLERE TAŞ ÇIKARTACAK " 2012 UEFA KRİTERLERİ VE YILDIZLAR" BAŞLIKLI ANALİZ..
Türkiye'de başarı günlük yaşanıyor.. Hata üstüne hata yapan başkan ve yöneticiler , hatalarını maskelemek için , yarını düşünmeden daha büyük hatalar yaparak , aslında kulüplerine İHANET ediyorlar. Kulüplerini geleceklerine ipotek koyuyorlar.. İŞTE BUNUN İÇİN 2012 DE HERŞEY DEĞİŞECEK.. BÜTÜN EZBERLER BOZULACAK.. BUGÜN HESABINI BİLEN KULÜPLER YARININ GÜÇLÜ TAKIMLARI OLACAK.. VE İŞTE BİR TSN ZİYARETCİSİNİN , BENİM DİYEN PROFESYONELLERE (!) TAŞ ÇIKARTACAK YORUM.. NOKTASINA VİRGÜLÜNE DOKUNMADAN..
2012 UEFA KRİTERLERİ VE YILDIZLAR
Ağzı olan konuşuyor. Biz dinliyoruz dinlerken inanıveriyoruz.
2012 UEFA kriterlerini kulak ardı etmek deveyi hendeğin ve cehennemin dibine boylatmak manasına gelir. Ciddi şeyler var. Platini büyük sermayenin kulüplere egemen olmasını istemiyor. Kulüplerin, taraftar kulüpleri olarak kalmasını istiyor. Çılgın transfer ücretlerinden doğan rahatsızlığını her fırsatta dile getiriyor.Ronaldo transferinden dolayı yaptığı demeçlere iyi bakın. Bu politikayı bitirecek adımı da attı.
Bu adımlar özetle nedir diye bakacak olursak?
1-Transfer için gelirden fazla harcama yapılamayacak.
2-Futbol dışı fonlar futbola aktarılamayacak.
3-Bu kurallara dayanarak kulüplere borç verilen yönetici paraları da iade edilecek. Mesela Beşiktaş`ın Yıldırım Demirören`e 50-60 milyon USD`yi ödemesi lazım. Kendi gelirlerinden ödeyecek tabi. Aksi halde UEFA organizasyonlarına katılınamayacak. 4-Alınan lisanslar yıllık olacak. Vs.vs.
Buradan aslında şu özet çıkıyor. Futbola akan büyük fonlar dizginlenecek. Kulüpler kendi yağıyla kavrulacak. Dolayısıyla transfer bedelleri düşecek. Uçuk rakamlarla kimse oyuncu alamayacak. Bir transfer ücreti maksimum 35-40 milyon USD olabilir. Onu da ancak Real Madrid, Manchester United veya Barcelona gibi kulüpler verebilir. Bu gün 10 milyon Avrolara alınan tabata gibi oyuncular 2012`de 1 milyon Avro olur. Türkiyede abartarak söylenen bonservisleri o zaman tekrar görürüz. Astronomik bedeller istenen Volkan Şen, Mustafa Pektemek gibi oyuncuların ne kadar paraya gideceklerini tekrar anlarız. inanın Türkiye`de bu oyunculara maksimum 2 milyon Avro verilir o zaman.
Şimdi 10 yıl önceye dönelim. UEFA`yı alan takımımızdan Hakan Şükür, Okan ve Emre`yi (Bossman yasaları gereği bonservis kalkınca) bedavaya kaptırmıştık. Yine Bossman yasaları öncesinde Bülent Akın, Jardel, Serkan gibi çok pahalı bonservisleri ödedik. Yani hem Bossman öncesi hem de sonrası iki kere sobelendik. Bu işin zararı belki de bugünkü borcumuzun tüm anaparasıdır, durum o kadar ciddi yani. O dönemdeki Süren yönetimi bunu nasıl takip etmedi, neden basiretli davranmadı bilmediğimiz gibi, bunun da başkalarınca hiç sorgulanmadığını görmekteyiz . Sadece şanssızlıkla açıklayamayız bunu. Yönetim ihmali var.
Gelelim bugüne. Galatasaray büyük idari ve mali yapılanmada büyük adımlar attı ve bu adımları süreklileştiriyor. Türkiye`nin uzak ara bir numaralı stadı bize hizmet vermeye başlamak üzere. Gelirler uçacak. Şirket birleşmesi ile kulüp garanti gelirleri küçük hissedarlara kaptırılmayacak, çünkü gelir ve gider bir şirkete geçti, bedava temettü yok artık. Riva, Florya vs. Yönetim bu açıdan doğru yolda. Ama sportif açıdan da çok başarısızlar, bu da tuhaf.
İşin aslı Adnan Polat`ın ve TSN`nin "YILDIZ FUTBOLCU BEKLEMEYİN" söylemlerinin arkasında 2012 yatmaktadır. Biz bu yıl yüksek maliyetli oyunculara yönelirsek inanın duman oluruz. Ettiğimiz zarar çok fazla olabilir. O nedenle alt yapıya yönelmek, genç futbolcuları, gurbetçileri araştırmak veya 30-32 yaş aralığında tercihen bonservisi olmayan oyunculara yönelmek akıllıca olacaktır. Bu kulübe yapılacak Queresma gibi, Krasic gibi yüksek maliyetli futbolcular bizi zarara uğratabilir o nedenle öncelikle ayağımızı yere sağlam basmak, at gözlükleri ile toz pembe hayaller kurmadan Reel yapılanmalara gitmek zorundayız. Hatta Arda Turan,Elano, Servet ve belkide Baros gibi para edecek oyuncularımızı elden çıkarmak, onların yerine onlar gibi kaliteli ve ucuz oyuncuları araştırarak bulmak 2012`den en karlı kulüp olarak çıkmamızı sağlayan etken olabilir. bu yüzden hayaller kurmayı isimler önermeyi bir tarafa bırakip, hem maddi hem de manevi destek olun ve LÜTFEN YILDIZ BEKLEMEYİN YILDIZ İS-TE-ME-YİN !!!
2012 UEFA KRİTERLERİ VE YILDIZLARAğzı olan konuşuyor. Biz dinliyoruz dinlerken inanıveriyoruz.
2012 UEFA kriterlerini kulak ardı etmek deveyi hendeğin ve cehennemin dibine boylatmak manasına gelir. Ciddi şeyler var. Platini büyük sermayenin kulüplere egemen olmasını istemiyor. Kulüplerin, taraftar kulüpleri olarak kalmasını istiyor. Çılgın transfer ücretlerinden doğan rahatsızlığını her fırsatta dile getiriyor.Ronaldo transferinden dolayı yaptığı demeçlere iyi bakın. Bu politikayı bitirecek adımı da attı.
Bu adımlar özetle nedir diye bakacak olursak?
1-Transfer için gelirden fazla harcama yapılamayacak.
2-Futbol dışı fonlar futbola aktarılamayacak.
3-Bu kurallara dayanarak kulüplere borç verilen yönetici paraları da iade edilecek. Mesela Beşiktaş`ın Yıldırım Demirören`e 50-60 milyon USD`yi ödemesi lazım. Kendi gelirlerinden ödeyecek tabi. Aksi halde UEFA organizasyonlarına katılınamayacak. 4-Alınan lisanslar yıllık olacak. Vs.vs.
Buradan aslında şu özet çıkıyor. Futbola akan büyük fonlar dizginlenecek. Kulüpler kendi yağıyla kavrulacak. Dolayısıyla transfer bedelleri düşecek. Uçuk rakamlarla kimse oyuncu alamayacak. Bir transfer ücreti maksimum 35-40 milyon USD olabilir. Onu da ancak Real Madrid, Manchester United veya Barcelona gibi kulüpler verebilir. Bu gün 10 milyon Avrolara alınan tabata gibi oyuncular 2012`de 1 milyon Avro olur. Türkiyede abartarak söylenen bonservisleri o zaman tekrar görürüz. Astronomik bedeller istenen Volkan Şen, Mustafa Pektemek gibi oyuncuların ne kadar paraya gideceklerini tekrar anlarız. inanın Türkiye`de bu oyunculara maksimum 2 milyon Avro verilir o zaman.
Şimdi 10 yıl önceye dönelim. UEFA`yı alan takımımızdan Hakan Şükür, Okan ve Emre`yi (Bossman yasaları gereği bonservis kalkınca) bedavaya kaptırmıştık. Yine Bossman yasaları öncesinde Bülent Akın, Jardel, Serkan gibi çok pahalı bonservisleri ödedik. Yani hem Bossman öncesi hem de sonrası iki kere sobelendik. Bu işin zararı belki de bugünkü borcumuzun tüm anaparasıdır, durum o kadar ciddi yani. O dönemdeki Süren yönetimi bunu nasıl takip etmedi, neden basiretli davranmadı bilmediğimiz gibi, bunun da başkalarınca hiç sorgulanmadığını görmekteyiz . Sadece şanssızlıkla açıklayamayız bunu. Yönetim ihmali var.
Gelelim bugüne. Galatasaray büyük idari ve mali yapılanmada büyük adımlar attı ve bu adımları süreklileştiriyor. Türkiye`nin uzak ara bir numaralı stadı bize hizmet vermeye başlamak üzere. Gelirler uçacak. Şirket birleşmesi ile kulüp garanti gelirleri küçük hissedarlara kaptırılmayacak, çünkü gelir ve gider bir şirkete geçti, bedava temettü yok artık. Riva, Florya vs. Yönetim bu açıdan doğru yolda. Ama sportif açıdan da çok başarısızlar, bu da tuhaf.
İşin aslı Adnan Polat`ın ve TSN`nin "YILDIZ FUTBOLCU BEKLEMEYİN" söylemlerinin arkasında 2012 yatmaktadır. Biz bu yıl yüksek maliyetli oyunculara yönelirsek inanın duman oluruz. Ettiğimiz zarar çok fazla olabilir. O nedenle alt yapıya yönelmek, genç futbolcuları, gurbetçileri araştırmak veya 30-32 yaş aralığında tercihen bonservisi olmayan oyunculara yönelmek akıllıca olacaktır. Bu kulübe yapılacak Queresma gibi, Krasic gibi yüksek maliyetli futbolcular bizi zarara uğratabilir o nedenle öncelikle ayağımızı yere sağlam basmak, at gözlükleri ile toz pembe hayaller kurmadan Reel yapılanmalara gitmek zorundayız. Hatta Arda Turan,Elano, Servet ve belkide Baros gibi para edecek oyuncularımızı elden çıkarmak, onların yerine onlar gibi kaliteli ve ucuz oyuncuları araştırarak bulmak 2012`den en karlı kulüp olarak çıkmamızı sağlayan etken olabilir. bu yüzden hayaller kurmayı isimler önermeyi bir tarafa bırakip, hem maddi hem de manevi destek olun ve LÜTFEN YILDIZ BEKLEMEYİN YILDIZ İS-TE-ME-YİN !!!
2010 - 2011 | Pektemek-Kavlak-Pehlivan

Galatasarayımız yerli transferde şova devam ediyor. Daha evel yazdığımız gibi Serdar Özkan ve Mehmet Batdal'ı renklerine katan ekibimiz yerli, genç ve kaliteli oyunclar ile sözleşmeye imzalamaya devam ediyor. Gençlerbirliği takımında bu sezon iyi bir grafik çizen Mustafa Pektemek'in yanı sıra Rapid Wien formasını terleten Avusturya milli takım formasını giyen iki Türk oyuncumuz Veli Kavlak ve Yasin Pehlivan'ın transferini ekibimiz gelecek sezon adına resmen bitirmiş durumda..
Üç oyuncu ile 5 (beş) yıllık sözleşme imzalanması bekleniliyor. Genç oyuncularımıza hoşgeldin diyor ve uzun yıllar boyunca başarıyla, gururla formamızı terletmelerini temenni ediyoruz.
ADNAN POLAT VE ÜSTÜNEL NEREDE?

Galatasaray'da 26 Haziran TÜZÜK TADİLİ öncesi taraftarı
ADNAN POLAT CANNES'DE HALDUN
Evet.. Bilindiği gibi geçen Salı günü, Galatasaray yönetimi toplanmış, toplantıdan sonra Başkan Polat ve Haldun
Polat, belli ki
Kendisine
Bundan iki gün sonra sabahın ilk ışıklarında Haldun
Sonrasında ise Haldun
Genellikle, çok özel görüşmeler de burada yapılıyordu.
ve Başkan Polat da Cuma günü , Haldun
Şimdi Başkan Polat ve Haldun
Ne zaman dönecekler..
Salı günü İstanbul'da olacaklar..
Peki 26 Haziran gibi son derece kritik bir OYLAMA öncesi, BAŞKAN POLAT ve HALDUN
Büyük ihtimalle önemli
22 Haziran günü yani SALI günü..
Yani G.Saray yönetim kurulu toplantısında, bu ikilinin görüşmeleri yönetim kurulunun diger üyeleri ile paylaşılacak..
Belki de GÖRÜŞMESİ TAMAMLANAN önemli bir isim yönetim kurulunun ve özellikle
ve 4 gün sonra yapılacak olan GÜVENOYLAMASI haline dönüşen TÜZÜK TADİL KONGRESİ öncesi, kulis
Evet.. Başkan Polat ve Üstünel birlikteler.
İngiltere'den CANNES'e giden ÜSTÜNEL, yine evinde ağırlayacağı POLAT'a İngiltere görüşmelerini anlatacak..
Evet, uACimbom'un daha önce de yazdığı gibi Başkan Polat, 26 Haziran günü TÜZÜK TADİL de KONGRE ÜYELERİNİ KARŞISINA GÜÇLÜ VE MORAL MOTİVASYONU YÜKSEK olarak çıkmak için tüm
Çünkü F.BAHÇE, STOCH'u GALATASARAY'IN ELİNDEN KAPARAK BÜYÜK BİR PSİKOLOJİK ZAFER KAZANDI..
Çünkü BEŞİKTAŞ, SÜPER LİG TARİHİNİN EN BÜYÜK
Çünkü ADNAN ÖZTÜRK 'un başında bulunduğu MUHALEFET, ŞU AN ÇOK ZOR DURUMDA OLAN POLAT'a KARŞI
Kısaca önümüzdeki hafta G.Saray ve özellikle her geçen gün güç kaybeden Başkan Polat için hayati bir hafta olacak..
uACimbom ÖZEL
2010 - 2011 | C. POULSEN

30 yaşındaki Danimarka'lı oyuncu ile görüştüğümüz, ilgilendiğimiz doğru amma velakin sadece onunla görüşmüyoruz. 6 milyon euro bonservis bedeli, 2.5 milyon euro yıllık ücreti var ve sözleşmesi 2012'de sona eriyor. Danimarka ile kupada forma giyiyor ayrıca tecrübeli ortasaha oyuncusu ve fiyatının artma durumları mevcut. İtalyan temsilcisi Juventus satmaya sıcak bakıyor, menajerleri tarafından gelen teklifler değerlendirmeye alındı. Şu anda herhangi bir imza, net bir durum söz konusu değil Diarra gibi görüşülen ve ilgilenen isimlerden birisi Danimarka'lı yıldız. Transferi biter mi bilinmez, ama bitirilmek isteniyor sanırım ki ilerleyen günlerde resmi teklif yapılacak Juventus'a sonrasında da transfer durumu netlik kazanır. Transfer edilir veya edilmez, oyuncu kabul eder veya etmez. Tek talibi biz değiliz zaten, Avrupa'da hala piyasası var Poulsen'in..
Not: Avrupa ajansları ve İtalyan ajanslarıda transfer girişiminin olduğunu doğruluyor.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)



