2012 UEFA KRİTERLERİ VE YILDIZLARAğzı olan konuşuyor. Biz dinliyoruz dinlerken inanıveriyoruz.
2012 UEFA kriterlerini kulak ardı etmek deveyi hendeğin ve cehennemin dibine boylatmak manasına gelir. Ciddi şeyler var. Platini büyük sermayenin kulüplere egemen olmasını istemiyor. Kulüplerin, taraftar kulüpleri olarak kalmasını istiyor. Çılgın transfer ücretlerinden doğan rahatsızlığını her fırsatta dile getiriyor.Ronaldo transferinden dolayı yaptığı demeçlere iyi bakın. Bu politikayı bitirecek adımı da attı.
Bu adımlar özetle nedir diye bakacak olursak?
1-Transfer için gelirden fazla harcama yapılamayacak.
2-Futbol dışı fonlar futbola aktarılamayacak.
3-Bu kurallara dayanarak kulüplere borç verilen yönetici paraları da iade edilecek. Mesela Beşiktaş`ın Yıldırım Demirören`e 50-60 milyon USD`yi ödemesi lazım. Kendi gelirlerinden ödeyecek tabi. Aksi halde UEFA organizasyonlarına katılınamayacak. 4-Alınan lisanslar yıllık olacak. Vs.vs.
Buradan aslında şu özet çıkıyor. Futbola akan büyük fonlar dizginlenecek. Kulüpler kendi yağıyla kavrulacak. Dolayısıyla transfer bedelleri düşecek. Uçuk rakamlarla kimse oyuncu alamayacak. Bir transfer ücreti maksimum 35-40 milyon USD olabilir. Onu da ancak Real Madrid, Manchester United veya Barcelona gibi kulüpler verebilir. Bu gün 10 milyon Avrolara alınan tabata gibi oyuncular 2012`de 1 milyon Avro olur. Türkiyede abartarak söylenen bonservisleri o zaman tekrar görürüz. Astronomik bedeller istenen Volkan Şen, Mustafa Pektemek gibi oyuncuların ne kadar paraya gideceklerini tekrar anlarız. inanın Türkiye`de bu oyunculara maksimum 2 milyon Avro verilir o zaman.
Şimdi 10 yıl önceye dönelim. UEFA`yı alan takımımızdan Hakan Şükür, Okan ve Emre`yi (Bossman yasaları gereği bonservis kalkınca) bedavaya kaptırmıştık. Yine Bossman yasaları öncesinde Bülent Akın, Jardel, Serkan gibi çok pahalı bonservisleri ödedik. Yani hem Bossman öncesi hem de sonrası iki kere sobelendik. Bu işin zararı belki de bugünkü borcumuzun tüm anaparasıdır, durum o kadar ciddi yani. O dönemdeki Süren yönetimi bunu nasıl takip etmedi, neden basiretli davranmadı bilmediğimiz gibi, bunun da başkalarınca hiç sorgulanmadığını görmekteyiz . Sadece şanssızlıkla açıklayamayız bunu. Yönetim ihmali var.
Gelelim bugüne. Galatasaray büyük idari ve mali yapılanmada büyük adımlar attı ve bu adımları süreklileştiriyor. Türkiye`nin uzak ara bir numaralı stadı bize hizmet vermeye başlamak üzere. Gelirler uçacak. Şirket birleşmesi ile kulüp garanti gelirleri küçük hissedarlara kaptırılmayacak, çünkü gelir ve gider bir şirkete geçti, bedava temettü yok artık. Riva, Florya vs. Yönetim bu açıdan doğru yolda. Ama sportif açıdan da çok başarısızlar, bu da tuhaf.
İşin aslı Adnan Polat`ın ve TSN`nin "YILDIZ FUTBOLCU BEKLEMEYİN" söylemlerinin arkasında 2012 yatmaktadır. Biz bu yıl yüksek maliyetli oyunculara yönelirsek inanın duman oluruz. Ettiğimiz zarar çok fazla olabilir. O nedenle alt yapıya yönelmek, genç futbolcuları, gurbetçileri araştırmak veya 30-32 yaş aralığında tercihen bonservisi olmayan oyunculara yönelmek akıllıca olacaktır. Bu kulübe yapılacak Queresma gibi, Krasic gibi yüksek maliyetli futbolcular bizi zarara uğratabilir o nedenle öncelikle ayağımızı yere sağlam basmak, at gözlükleri ile toz pembe hayaller kurmadan Reel yapılanmalara gitmek zorundayız. Hatta Arda Turan,Elano, Servet ve belkide Baros gibi para edecek oyuncularımızı elden çıkarmak, onların yerine onlar gibi kaliteli ve ucuz oyuncuları araştırarak bulmak 2012`den en karlı kulüp olarak çıkmamızı sağlayan etken olabilir. bu yüzden hayaller kurmayı isimler önermeyi bir tarafa bırakip, hem maddi hem de manevi destek olun ve LÜTFEN YILDIZ BEKLEMEYİN YILDIZ İS-TE-ME-YİN !!!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder