Galatasaray'ın efsanevi oyuncusu Gheorghe Hagi'nin önderliğinde düzenlenen ve forma giydiği takımların U-17 kademede oynayan futbolcularının katıldığı 'Hagi Talent Cup' turnuvasının ilk maçları dün oynandı. Altyapısıyla hemen hemen taraflı tarafsız herkesi kıskandıran ve müthiş yetenekleri barındıran Barcelona'yı, U17 takımımız son 20 dakika eksik oynamasına rağmen 2-1* yenmeyi başardı. Dünya devi Barcelona karşısında takımımız 20. dakikada Emre Gemici ve 34. dakikada Erdi Güncan'ın ayağından bulduğu goller ile skoru 2-0'a getirirken, 37. dakikadaQuesada Gallardo'nun golüne engel olamadı. Turnuvanın statüsü gereği maç sonrasında penaltı atışlarına geçildi ve normal süresini 2-1 kazanan takımımız penaltı atışlarında da rakibine üstünlük kurdu. Penaltı atışları sonrasında mücadeleyi 4-3 kazanan ekibimiz bugün saat 20.00'de turnuvanın ikinci maçı olarak Hagi Academia takımı ile karşılaşacak. Barcelona mücadelesinde 57. dakikada rakibine yaptığı müdahale sonrasında Fatih Bozoç ikinci sarı karttan kırmızı kart görerek oyundan atılmıştı. Fatih bugün oynanılan maçta forma giyemeyecek.
Bu arada takımımızın mücadele de 4-3-3 sistemi ile mücadele etmesi ve bu sistemin altyapıda uygulanması da gelecek yıllar adına Galatasaray'ın yatırımlar yaptığının belirtisi olarak görünüyor. Galatasaray A takımında geçtiğimiz sezon ve bu sezon görmeye çalıştığımız, zaman zaman gördüğümüz 4-3-3 sistemi ve pasa dayalı futbol felsefesinin altyapıda uygulanması sonrasında tıpkı Barcelona gibi, Arsenal gibi, Ajax gibi bir ekol yaratılarak alttan gelen futbolcunun A takıma çıkması durumunda herhangi bir sıkıntı yaşamasına engel olacak. Kısacası altyapıda bu oyunu oynamasını bilen, nerede ne yapacağını bilen oyuncular yetişmesi Galatasaray'ın geleceğinin parlak olduğunu gösteriyor.
11 Ağustos 2010 Çarşamba
21 Haziran 2010 Pazartesi
2010 - 2011 | Çağlar Birinci v4.
Profesyonel oyuncu Çağlar Birinci ile 3 yıllık sözleşme imzalanmıştır. Sözleşme bedeli olarak oyuncuya;Çağlar Birinci resmen Galatasaray'da, resmi site açıklamamak için inat ediyor. Daha evel söylediğimiz gibi sadece oyunculardan Fırat ile Serdar yer değiştirmiş :) Hayırlı, uğurlu olması dileğiyle.. Hoşgeldin Çağlar.
2010-2011 sezonu için 900.000 TL sabit transfer ücreti, 8.000 TL maç başı ücreti,
2011-2012 sezonu için 900.000 TL sabit transfer ücreti, 9.000 TL maç başı ücreti,
2011-2012 sezonu için 950.000 TL sabit transfer ücreti, 10.000 TL maç başı ücreti ödenecektir.
Söz konusu futbolcunun sözleşme imzalaması karşılığında Denizlispor Kulübü'ne vadeli olarak 1.500.000 avro ödenecek profesyonel futbolcularımız Murat Akça, Erhan Şentürk, Sadrettin Fırat Kocaoğlu ve Semih Kaya'nin sözleşmeleri karşılıklı olarak sonlandırılacak ve futbolcular Denizlispor Kulübü ile profesyonel futbolcu sözleşmesi imzalayacaklardır.
Galatasaray Sportif Sınai ve Yatırımlar A.Ş.
20 Haziran 2010 Pazar
2010 - 2011 | Sulley Ali Muntari

Gelecek sezon adına ortasahada transfer edilmesi gündemde veya görüşülen isimlerin 5-6 isimden oluştuğunu daha evel belirtmiştik, blogta ve farklı sayfalarımızda. Diarra bu isimlerden birisiydi, Poulsen bu isimlerden birisiydi, Enoh bunlardan birisiydi bonservisi elinde olması nedeniyle. Bu bölgedeki oyuncunun transferi adına elimizde 5-6 milyon euro ver harcayacağımız ve şu anda alternatif olarak görüşmelerin olduğu, nabız yoklanan bir diğer isimde geçtiğimiz sezon Inter'de forma yüzü göremeyen, satılık listesine konan ve takımdan ayrılmak isteyen 26 yaşındaki Gana'lı ortasaha oyuncusu Sulley Ali Muntari. Ganalı oyuncu için menajerlere soruldu, bonservis fiyatı hakkında nabız yoklandı. Gelir, gelmez; transfer olur olmaz bilinmez ama Muntari'de görüşülen bir başka isim olarak blogta yerini alıyor. Transfer hakkında detay olursa veya bir gelişme olursa burada yazılır.
İŞTE BENİM DİYEN, PROFESYONELLERE TAŞ ÇIKARTACAK " 2012 UEFA KRİTERLERİ VE YILDIZLAR" BAŞLIKLI ANALİZ..
Türkiye'de başarı günlük yaşanıyor.. Hata üstüne hata yapan başkan ve yöneticiler , hatalarını maskelemek için , yarını düşünmeden daha büyük hatalar yaparak , aslında kulüplerine İHANET ediyorlar. Kulüplerini geleceklerine ipotek koyuyorlar.. İŞTE BUNUN İÇİN 2012 DE HERŞEY DEĞİŞECEK.. BÜTÜN EZBERLER BOZULACAK.. BUGÜN HESABINI BİLEN KULÜPLER YARININ GÜÇLÜ TAKIMLARI OLACAK.. VE İŞTE BİR TSN ZİYARETCİSİNİN , BENİM DİYEN PROFESYONELLERE (!) TAŞ ÇIKARTACAK YORUM.. NOKTASINA VİRGÜLÜNE DOKUNMADAN..
2012 UEFA KRİTERLERİ VE YILDIZLAR
Ağzı olan konuşuyor. Biz dinliyoruz dinlerken inanıveriyoruz.
2012 UEFA kriterlerini kulak ardı etmek deveyi hendeğin ve cehennemin dibine boylatmak manasına gelir. Ciddi şeyler var. Platini büyük sermayenin kulüplere egemen olmasını istemiyor. Kulüplerin, taraftar kulüpleri olarak kalmasını istiyor. Çılgın transfer ücretlerinden doğan rahatsızlığını her fırsatta dile getiriyor.Ronaldo transferinden dolayı yaptığı demeçlere iyi bakın. Bu politikayı bitirecek adımı da attı.
Bu adımlar özetle nedir diye bakacak olursak?
1-Transfer için gelirden fazla harcama yapılamayacak.
2-Futbol dışı fonlar futbola aktarılamayacak.
3-Bu kurallara dayanarak kulüplere borç verilen yönetici paraları da iade edilecek. Mesela Beşiktaş`ın Yıldırım Demirören`e 50-60 milyon USD`yi ödemesi lazım. Kendi gelirlerinden ödeyecek tabi. Aksi halde UEFA organizasyonlarına katılınamayacak. 4-Alınan lisanslar yıllık olacak. Vs.vs.
Buradan aslında şu özet çıkıyor. Futbola akan büyük fonlar dizginlenecek. Kulüpler kendi yağıyla kavrulacak. Dolayısıyla transfer bedelleri düşecek. Uçuk rakamlarla kimse oyuncu alamayacak. Bir transfer ücreti maksimum 35-40 milyon USD olabilir. Onu da ancak Real Madrid, Manchester United veya Barcelona gibi kulüpler verebilir. Bu gün 10 milyon Avrolara alınan tabata gibi oyuncular 2012`de 1 milyon Avro olur. Türkiyede abartarak söylenen bonservisleri o zaman tekrar görürüz. Astronomik bedeller istenen Volkan Şen, Mustafa Pektemek gibi oyuncuların ne kadar paraya gideceklerini tekrar anlarız. inanın Türkiye`de bu oyunculara maksimum 2 milyon Avro verilir o zaman.
Şimdi 10 yıl önceye dönelim. UEFA`yı alan takımımızdan Hakan Şükür, Okan ve Emre`yi (Bossman yasaları gereği bonservis kalkınca) bedavaya kaptırmıştık. Yine Bossman yasaları öncesinde Bülent Akın, Jardel, Serkan gibi çok pahalı bonservisleri ödedik. Yani hem Bossman öncesi hem de sonrası iki kere sobelendik. Bu işin zararı belki de bugünkü borcumuzun tüm anaparasıdır, durum o kadar ciddi yani. O dönemdeki Süren yönetimi bunu nasıl takip etmedi, neden basiretli davranmadı bilmediğimiz gibi, bunun da başkalarınca hiç sorgulanmadığını görmekteyiz . Sadece şanssızlıkla açıklayamayız bunu. Yönetim ihmali var.
Gelelim bugüne. Galatasaray büyük idari ve mali yapılanmada büyük adımlar attı ve bu adımları süreklileştiriyor. Türkiye`nin uzak ara bir numaralı stadı bize hizmet vermeye başlamak üzere. Gelirler uçacak. Şirket birleşmesi ile kulüp garanti gelirleri küçük hissedarlara kaptırılmayacak, çünkü gelir ve gider bir şirkete geçti, bedava temettü yok artık. Riva, Florya vs. Yönetim bu açıdan doğru yolda. Ama sportif açıdan da çok başarısızlar, bu da tuhaf.
İşin aslı Adnan Polat`ın ve TSN`nin "YILDIZ FUTBOLCU BEKLEMEYİN" söylemlerinin arkasında 2012 yatmaktadır. Biz bu yıl yüksek maliyetli oyunculara yönelirsek inanın duman oluruz. Ettiğimiz zarar çok fazla olabilir. O nedenle alt yapıya yönelmek, genç futbolcuları, gurbetçileri araştırmak veya 30-32 yaş aralığında tercihen bonservisi olmayan oyunculara yönelmek akıllıca olacaktır. Bu kulübe yapılacak Queresma gibi, Krasic gibi yüksek maliyetli futbolcular bizi zarara uğratabilir o nedenle öncelikle ayağımızı yere sağlam basmak, at gözlükleri ile toz pembe hayaller kurmadan Reel yapılanmalara gitmek zorundayız. Hatta Arda Turan,Elano, Servet ve belkide Baros gibi para edecek oyuncularımızı elden çıkarmak, onların yerine onlar gibi kaliteli ve ucuz oyuncuları araştırarak bulmak 2012`den en karlı kulüp olarak çıkmamızı sağlayan etken olabilir. bu yüzden hayaller kurmayı isimler önermeyi bir tarafa bırakip, hem maddi hem de manevi destek olun ve LÜTFEN YILDIZ BEKLEMEYİN YILDIZ İS-TE-ME-YİN !!!
2012 UEFA KRİTERLERİ VE YILDIZLARAğzı olan konuşuyor. Biz dinliyoruz dinlerken inanıveriyoruz.
2012 UEFA kriterlerini kulak ardı etmek deveyi hendeğin ve cehennemin dibine boylatmak manasına gelir. Ciddi şeyler var. Platini büyük sermayenin kulüplere egemen olmasını istemiyor. Kulüplerin, taraftar kulüpleri olarak kalmasını istiyor. Çılgın transfer ücretlerinden doğan rahatsızlığını her fırsatta dile getiriyor.Ronaldo transferinden dolayı yaptığı demeçlere iyi bakın. Bu politikayı bitirecek adımı da attı.
Bu adımlar özetle nedir diye bakacak olursak?
1-Transfer için gelirden fazla harcama yapılamayacak.
2-Futbol dışı fonlar futbola aktarılamayacak.
3-Bu kurallara dayanarak kulüplere borç verilen yönetici paraları da iade edilecek. Mesela Beşiktaş`ın Yıldırım Demirören`e 50-60 milyon USD`yi ödemesi lazım. Kendi gelirlerinden ödeyecek tabi. Aksi halde UEFA organizasyonlarına katılınamayacak. 4-Alınan lisanslar yıllık olacak. Vs.vs.
Buradan aslında şu özet çıkıyor. Futbola akan büyük fonlar dizginlenecek. Kulüpler kendi yağıyla kavrulacak. Dolayısıyla transfer bedelleri düşecek. Uçuk rakamlarla kimse oyuncu alamayacak. Bir transfer ücreti maksimum 35-40 milyon USD olabilir. Onu da ancak Real Madrid, Manchester United veya Barcelona gibi kulüpler verebilir. Bu gün 10 milyon Avrolara alınan tabata gibi oyuncular 2012`de 1 milyon Avro olur. Türkiyede abartarak söylenen bonservisleri o zaman tekrar görürüz. Astronomik bedeller istenen Volkan Şen, Mustafa Pektemek gibi oyuncuların ne kadar paraya gideceklerini tekrar anlarız. inanın Türkiye`de bu oyunculara maksimum 2 milyon Avro verilir o zaman.
Şimdi 10 yıl önceye dönelim. UEFA`yı alan takımımızdan Hakan Şükür, Okan ve Emre`yi (Bossman yasaları gereği bonservis kalkınca) bedavaya kaptırmıştık. Yine Bossman yasaları öncesinde Bülent Akın, Jardel, Serkan gibi çok pahalı bonservisleri ödedik. Yani hem Bossman öncesi hem de sonrası iki kere sobelendik. Bu işin zararı belki de bugünkü borcumuzun tüm anaparasıdır, durum o kadar ciddi yani. O dönemdeki Süren yönetimi bunu nasıl takip etmedi, neden basiretli davranmadı bilmediğimiz gibi, bunun da başkalarınca hiç sorgulanmadığını görmekteyiz . Sadece şanssızlıkla açıklayamayız bunu. Yönetim ihmali var.
Gelelim bugüne. Galatasaray büyük idari ve mali yapılanmada büyük adımlar attı ve bu adımları süreklileştiriyor. Türkiye`nin uzak ara bir numaralı stadı bize hizmet vermeye başlamak üzere. Gelirler uçacak. Şirket birleşmesi ile kulüp garanti gelirleri küçük hissedarlara kaptırılmayacak, çünkü gelir ve gider bir şirkete geçti, bedava temettü yok artık. Riva, Florya vs. Yönetim bu açıdan doğru yolda. Ama sportif açıdan da çok başarısızlar, bu da tuhaf.
İşin aslı Adnan Polat`ın ve TSN`nin "YILDIZ FUTBOLCU BEKLEMEYİN" söylemlerinin arkasında 2012 yatmaktadır. Biz bu yıl yüksek maliyetli oyunculara yönelirsek inanın duman oluruz. Ettiğimiz zarar çok fazla olabilir. O nedenle alt yapıya yönelmek, genç futbolcuları, gurbetçileri araştırmak veya 30-32 yaş aralığında tercihen bonservisi olmayan oyunculara yönelmek akıllıca olacaktır. Bu kulübe yapılacak Queresma gibi, Krasic gibi yüksek maliyetli futbolcular bizi zarara uğratabilir o nedenle öncelikle ayağımızı yere sağlam basmak, at gözlükleri ile toz pembe hayaller kurmadan Reel yapılanmalara gitmek zorundayız. Hatta Arda Turan,Elano, Servet ve belkide Baros gibi para edecek oyuncularımızı elden çıkarmak, onların yerine onlar gibi kaliteli ve ucuz oyuncuları araştırarak bulmak 2012`den en karlı kulüp olarak çıkmamızı sağlayan etken olabilir. bu yüzden hayaller kurmayı isimler önermeyi bir tarafa bırakip, hem maddi hem de manevi destek olun ve LÜTFEN YILDIZ BEKLEMEYİN YILDIZ İS-TE-ME-YİN !!!
2010 - 2011 | Pektemek-Kavlak-Pehlivan

Galatasarayımız yerli transferde şova devam ediyor. Daha evel yazdığımız gibi Serdar Özkan ve Mehmet Batdal'ı renklerine katan ekibimiz yerli, genç ve kaliteli oyunclar ile sözleşmeye imzalamaya devam ediyor. Gençlerbirliği takımında bu sezon iyi bir grafik çizen Mustafa Pektemek'in yanı sıra Rapid Wien formasını terleten Avusturya milli takım formasını giyen iki Türk oyuncumuz Veli Kavlak ve Yasin Pehlivan'ın transferini ekibimiz gelecek sezon adına resmen bitirmiş durumda..
Üç oyuncu ile 5 (beş) yıllık sözleşme imzalanması bekleniliyor. Genç oyuncularımıza hoşgeldin diyor ve uzun yıllar boyunca başarıyla, gururla formamızı terletmelerini temenni ediyoruz.
ADNAN POLAT VE ÜSTÜNEL NEREDE?

Galatasaray'da 26 Haziran TÜZÜK TADİLİ öncesi taraftarı
ADNAN POLAT CANNES'DE HALDUN
Evet.. Bilindiği gibi geçen Salı günü, Galatasaray yönetimi toplanmış, toplantıdan sonra Başkan Polat ve Haldun
Polat, belli ki
Kendisine
Bundan iki gün sonra sabahın ilk ışıklarında Haldun
Sonrasında ise Haldun
Genellikle, çok özel görüşmeler de burada yapılıyordu.
ve Başkan Polat da Cuma günü , Haldun
Şimdi Başkan Polat ve Haldun
Ne zaman dönecekler..
Salı günü İstanbul'da olacaklar..
Peki 26 Haziran gibi son derece kritik bir OYLAMA öncesi, BAŞKAN POLAT ve HALDUN
Büyük ihtimalle önemli
22 Haziran günü yani SALI günü..
Yani G.Saray yönetim kurulu toplantısında, bu ikilinin görüşmeleri yönetim kurulunun diger üyeleri ile paylaşılacak..
Belki de GÖRÜŞMESİ TAMAMLANAN önemli bir isim yönetim kurulunun ve özellikle
ve 4 gün sonra yapılacak olan GÜVENOYLAMASI haline dönüşen TÜZÜK TADİL KONGRESİ öncesi, kulis
Evet.. Başkan Polat ve Üstünel birlikteler.
İngiltere'den CANNES'e giden ÜSTÜNEL, yine evinde ağırlayacağı POLAT'a İngiltere görüşmelerini anlatacak..
Evet, uACimbom'un daha önce de yazdığı gibi Başkan Polat, 26 Haziran günü TÜZÜK TADİL de KONGRE ÜYELERİNİ KARŞISINA GÜÇLÜ VE MORAL MOTİVASYONU YÜKSEK olarak çıkmak için tüm
Çünkü F.BAHÇE, STOCH'u GALATASARAY'IN ELİNDEN KAPARAK BÜYÜK BİR PSİKOLOJİK ZAFER KAZANDI..
Çünkü BEŞİKTAŞ, SÜPER LİG TARİHİNİN EN BÜYÜK
Çünkü ADNAN ÖZTÜRK 'un başında bulunduğu MUHALEFET, ŞU AN ÇOK ZOR DURUMDA OLAN POLAT'a KARŞI
Kısaca önümüzdeki hafta G.Saray ve özellikle her geçen gün güç kaybeden Başkan Polat için hayati bir hafta olacak..
uACimbom ÖZEL
2010 - 2011 | C. POULSEN

30 yaşındaki Danimarka'lı oyuncu ile görüştüğümüz, ilgilendiğimiz doğru amma velakin sadece onunla görüşmüyoruz. 6 milyon euro bonservis bedeli, 2.5 milyon euro yıllık ücreti var ve sözleşmesi 2012'de sona eriyor. Danimarka ile kupada forma giyiyor ayrıca tecrübeli ortasaha oyuncusu ve fiyatının artma durumları mevcut. İtalyan temsilcisi Juventus satmaya sıcak bakıyor, menajerleri tarafından gelen teklifler değerlendirmeye alındı. Şu anda herhangi bir imza, net bir durum söz konusu değil Diarra gibi görüşülen ve ilgilenen isimlerden birisi Danimarka'lı yıldız. Transferi biter mi bilinmez, ama bitirilmek isteniyor sanırım ki ilerleyen günlerde resmi teklif yapılacak Juventus'a sonrasında da transfer durumu netlik kazanır. Transfer edilir veya edilmez, oyuncu kabul eder veya etmez. Tek talibi biz değiliz zaten, Avrupa'da hala piyasası var Poulsen'in..
Not: Avrupa ajansları ve İtalyan ajanslarıda transfer girişiminin olduğunu doğruluyor.
Bizde seninle gurur duyuyoruz!

The number of Galatasaray supporters, more than the Australian population. I have such a team I'm proud to wear the uniform. I'm here and play for my country and for them.
TR Çeviri:
Galatasaray taraftarlarının sayısı, Avustralya nüfusundan fazla. Böyle bir takımın formasını giydiğim için gurur duyuyorum. Burada hem ülkem için hem de onlar için oynuyorum.
2010 - 2011 | Halil Altıntop

Transfer sezonunun en başından beri menajeri Fazeli ile yaklaşık 4-5 kere görüşüldü 28 yaşındaki forvet oyuncusunun transferi adına fakat bir türlü sonuca bağlanamamıştı. Bonservisi elinde olan Halil Altıntop ile görüşmeler yeniden başladı fakat talibi sadece biz değiliz. Almanya'nın orta sınıf takımlarının transfer listesinde adı yazıyor Halil'in... Bu günlerde görüşmelerin bitmeye yakın olduğu konuşulan dedikodular arasında fakat dediğimiz gibi Fazeli ile uzun süredir görüşülüyordu zaten, umarız en kısa zamanda transfer bir sonuca bağlanır ve yerli oyuncuya imza attırılır. Yıllık 1.5 milyon euro civarında teklifimiz mevcuttu en son, son durum nedir herhangi bir bilgi yok. Resmiyete kavuşursa resmi siteden devamı gelir zaten. Bizden şimdilik bu kadar.
Neden Düşünülmez? | Isaac Vorsah

Yazının ikinci konuğu son üç sezondur Bundesliga tecrübesi yaşayan, Hoffenheim ile gelecek sezon sonu sözleşmesi sona erecek olan, bu sezon Gana ile Afrika'da boy gösteren 21 yaşındaki genç, potansiyelli, yetenekli defansif ortasaha oyuncusu Isaac Vorsah. 1988 doğumlu olan genç oyuncu futbola yerel takımlarda başladı. Yerel liglerdeki başarılı oyununun ardından adını ilk kez Avrupa'ya Gana'da faaliyet gösteren Asante Kotoko takımı ile duyuran Vorsah, ülkesi dışında ilk transferini Almanya'ya yaptı. 2007 yılında Hoffenheim takımına transfer olan genç oyuncu güçlü fiziği ve agresif oyunu ile Alman ekibinde hem savunmada hemde ortasahanın gerisinde forma şansı bulmaya başladı. Alman ekibinin ilk yıl kiraladığı ve sonraki yıl satın alma opsiyonu ile renklerine bağladığı genç oyuncu Alman ekibi ile 30 Haziran 2011 yılına kadar geçerli olan bir sözleşme imzaladı. 2009 yılında şampiyonluk kovalayan Hoffenheim takımında önemli bir isim olan genç oyuncu her geçen gün performansının üzerine koyarak adından söz ettirmeye başladı. 2007 yılında Gana'da yılın en iyi defans oyuncusu seçilmesinin yanı sıra top tekniğininde verdiği avantajlar ile defansif ortasaha olarak forma giyebiliyor.
21 yaşında 1.96 boyundaki genç oyuncunun en büyük özelliği uzun boyuna rağmen ayaklarına hakim olması ve tabii ki boyununda avantajı ile hava toplarına hakim olması. Sertliği, agresifliği, mücadeleci olması ve gelecek vaadeden bir oyuncu olması ise onu cazip kılıyor ve ayrıca top tekniği ile Galatasaray'a uyan bir profil çiziyor. Gelecek sezon sözleşmesinin bitmesi ise apayrı bir durum ve şimdiden Avrupa'da bir çok takım Hoffenheim'ın yada Vorsah'ın kapısına gelmiş durumdadır. Afrika'da göstereceği başarılı bir performansın ardından iyice piyasa yapması beklenilen Vorsah'ın kalitesi hiç kuşkusuz Gana elense bile ortada bir gerçek ve kullanılmayı beklenen bir değerli taş olarak görebiliriz. 2010 Afrika Kupası'nda final oynayan Gana takımında önemli bir yere sahip olan Vorsah, gelecek vaadeden oyuncuların arasında geliyor. Gana'da defansif ortasahada Annan'ın tercih edilmesinden ötürü Vorsah daha çok stoper olarak tercih ediliyor. Pas yapan, top tutan bir stoper olarak oyun sistemimize birebir uyan bir oyuncu olarak göze çarpıyor.Neden düşünülmez?, bilinmez fakat Vorsah gelecek yıllarda adından çok sık söz ettirecek bir kapasiteye sahip bir oyuncu. Herşeyden evel komplike bir oyuncu ve takımımızda kendisini illa birisine benzeteceksek bu isim Lucas Neill olacaktır. Neill'ın 21 yaşındaki halini düşünün ve biraz daha sertini. Genç olduğu için daha iyi olabilir, daha kaliteli, üst düzey bir oyuncu olabilir. Bonservisi mi? Şimdilik 5 milyon euro. Ama şimdilik..
Neden Düşünülmez? | Eyong Enoh

Eyong Enoh. Bu ismi bu sezon Avrupa futbolunu yakından takip edenler ufak ufak duymaya başladı. Bir futbolcu fabrikası olan Ajax'ın genç yaşlarda bulup getirdiği ve bu sezon parlatıp pazara sunduğu Kamerunlu genç ortasaha oyuncusu. Futbol hayatına 2003 yılında ülkesinin yerel takımlarında başlayan Enoh genç yaşta yurtdışına çıkarak ilk tecrübesini yaşadı. 2004 yılında Kıbrıs'ta Magusa'da forma giyen Kamerunlu oyuncu bir sonraki sezon Ajax'ın pilot takımlarından birisi olan Ajax Cape Town'da forma giydi. Başarılı oyunu ve performansı ile Ajax'ın gençlik okullarından Ajax'ta A takıma kadar yükseldi. 2008 yılında futbolcu fabrikası Ajax ile 2 yılı opsiyonlu 4 yıllık sözleşme imzalayan Kamerunlu defansif ortasaha oyuncusu gerek A takımda, gerekse milli takımda gösterdiği başarılı performans ile bir çok futbolseverin dikkatini çekti. Şimdilik sözleşmesi sona erdi ve hala Ajax tarafından opsiyon kullanılmadı. Serbest bırakılacağını pek zannetmiyorum, keza Enoh'ta büyüyüp, yetiştiği takımına böyle bir ihanet edecek değildir diye düşünüyorum. Fakat düşük bir bonservis ücretine (5-7 milyon euro) transfer edilebilir, opsiyon kullanılırsa. Dediğim gibi şu anda serbest olarak görünüyor ve Hollanda ekibi opsiyon kullanmadı.
1986 doğumlu olan 178 boyundaki defansif ortasaha oyuncusu aradığımız isim olur mu sorusunun cevabı ise kişiden kişiye göre değişir kuşkusuz. Adını yeni yeni Avrupa'da duyuran fakat son derece kaliteli, yetenekli ve farklı özellikleri olan Enoh, daha ne kadar Ajax'ta forma giyer veya ne zaman büyük bir takıma transfer olur bilinmez fakat bu sezon Hollanda'da şampiyonluğa koşan Ajax'ta kilit isimlerden birisi oldu, ülkesiyle birlikte G.Afrika'da boy gösterme fırsatını yakaladı. Hızı, gücü, dengesi ve sertliğinin yanı sıra Ajax fabrikası çıkışlı olmasıyla modern futbola uygunluğuna agresifliğini ekleyen Enoh, genlerinden gelen hız, güç, denge ve kuvvet gibi özellikleri de fundamentaline katarak gelecek bir kaç yıl sonra adından epey söz ettirecek gibi görünüyor. Angola'da yapılan Afrika Kupası'nda da ülkesinin milli takımı ile çeyrek final oynama fırsatını yakalayan genç oyuncu son iki sezonda gösterdiği performans ile Galatasaray'a son derece yararlı olacak türden bir oyuncu profili çiziyor. Ortasahada rakibin oyununu bozan, agresif, sert, mücadeleci ve zaman zaman ileriye çıkan Enoh uzaktan attığı şutlarla da rakip savunmanın dengesini bozabiliyor. Sert oyun yapısına hırslı olmasıda eklenince Enoh'tan top çalmak yada topu kurtarmak pek kolay olmuyor.Neden düşünülmez, bilinmez. Fakat gelecek ve yatırım istiyorsak Enoh gibi oyunculara yönelmemiz gerekiyor. Potansiyel belli, teknik belli, yetenek belli; kısacası mal meydanda. Bugün 5'e alan, yarın 25'e okutur. Tabii kullanmasını bilirse.. Bir sonraki yazımızda Gana'nın genç oyuncusu Isaac Vorsah'ı sizlere tanıtacağız.
19 Haziran 2010 Cumartesi
TRANSFERİ BİTEN YENİ VE GENC ASLANLAR !...

Sezon bitmeden 2 hafta önce transferini biritdiğimiz 3 genç futbolcu vardı. Bunlar ; veLi kavLak , Yasin pehLivan ve Mustafa Pektemek.
Yabancı Oyuncu Transferin'de ise M. Topal'dan gelen para ile transfer yapmaya çalışan (en az bir tane) yönetim , bunu Real Madrid'in yıldız futbolcusu M. Diarra ile yapmaya çalışıyor ve RESMEN görüşmelere başladığımız bir oyuncu ki... G.Saray M. Diarra ' yı 2 sezondur istiyor...
Bir diğer konu ise ; Eyong Enoh...
Yönetim Oyuncuy'la Kesin anlaşmış Fakat Menajerinin oyunları Transferi biraz'da olsa zora sokuyor ve fazla para istiyor. Yönetim Yaptığı Bu Transfer'leri Dünya kupasından sonra RESMEN açıklıcak... Ki... veLi , Yasin ve Mustafa Transfer'lerinin açıklanmamasının tek sebebi ise yasin pehliva'nın Avusturyada şuan'da ASKER ' de oluşu ve 5 temmuz'da bitişi. Doğal olarak yönetimde Şuanda Yasin pehLivanı bekliyor...
Bir diğer yazımızda ise oyuncuların '' ANALİZ '' ini yayınlıyacağız...
uACimboM | Neden Düşünülmez?

uACimboM ekibi olarak yeniliklere devam ediyor ve taraftarlarımızın bilgilenmesi amacıyla yepyeni bir hizmeti ortaya koyuyoruz. Transfer dönemlerinde gerçek ve doğru bilginin yanı sıra takımımıza fayda sağlayacak bir scouting sistemi ortaya koyuyoruz. Neden Düşünülmez? bölümü ile genç, gelecek vaadeden ve potansiyelli oyuncuları burada sizlerle birlikte analiz ediyoruz.
Sözleşmesi sona eren/ermek üzere olan; adı duyulmamış, pek fazla bilinmeyen, adını yeni yeni Avrupa'ya duyurmaya başlayan, oynadığı futbol ile dikkatleri çeken isimleri blogumuzda bulabilirsiniz yada sizlerinde incelemeleri mevcut ise lamer_kinq_tk@hotmail.com adresine mail atabilirsiniz.
Neden Düşünülmez? bölümünün ilk yazısı bu gece saat 22.00'dan itibaren blogumuzda olacak. İlk konuk ise Ajax ve Kamerun'un başarılı oyuncusu Eyong Enoh.
2010 - 2011 | Mahamadou Diarra

Çoooooooooooo..k önce yazılmış bir haberdi. 17 Ağustos 2009 tarihinde blogumuzda yayınlanmıştı, geçtiğimiz sezon transfer döneminin son dilimine girilirken. O dönemde de görüşmelerimiz olmuştu fakat transfer gerçekleşememişti. Şartlar yine aynı, durum yine aynı ve transfer etmek istediğimiz bir oyuncu, 29 yaşındaki defansif ortasaha oyuncusu ve Mali'nin kaptanı.
2005 yılında Essien Lyon'dan ayrılıp Chelsea'ye gittiği zaman müthiş bir patlama ile Lyon'un şampiyonluğunda büyük rol oynadı Juninho ile birlikte, 2006 yılında. Aynı yılın yaz aylarında da Real Madrid çaldı Fransızların kapısını ve 26 milyon euro gibi bir rakamla transfer oldu İspanyol ekibine Mali'li yıldız oyuncu.. 2006-2007 yılında Capello döneminde çift önliberolu sistemde kilit isimlerden birisiydi, Schuster'in ilk döneminde de defansif ortasaha ona emanetti, alternatifi Gago'ydu. 2008 yılında ciddi bir sakatlık geçirdi, hemen hemen koca bir sezonu boş geçirdi, devre arasında Lassana Diarra geldi; Gago ikinci önliberoydu yine ve Diarra tamamen gözden düştü sakatlık sonrasında. 2009'da Pellegrini, 2010'da Mourinho onu kadroda düşünmediğini açıkladı ve takımda kalmayacağı kesinleşti. 29 yaşındaki başarılı ortasaha oyuncusu yaşadığı sakatlığın ardından eski formuna dönmek için aradığı şansı, istediği formayı bulamadı. Tekniği, mücadeleci yapısı, oyun bilgisi ve sertliği ile her takımda oynayabilecek düzeydeki gücüyle transfer dönemlerinde bir numaralı isim oluyordu Diarra.
Geçen sezon istediğimiz fakat sonuçlandıramadığımız transfer adına bugün Galatasaray bir adım daha yakın.. Çünkü hem bize Diarra lazım, hem biz Diarra'ya lazımız. 2011 yılında sözleşmesi bitecek oyuncunun bonservisi ise 3-5 milyon euro arasında bir değerde.. O günde günde görüşülüyor bugünde görüşülüyor. Peki geçen seneden bugüne değişen ne? Diarra'nın takımdan ayrılıp, düzenli olarak forma giyebileceği bir takıma transfer olmak istemesi. O zaman bekliyoruz ve gelişmeleri takip ediyoruz demek düşüyor bize de..
2010 - 2011 | Emre Güngör v2.
2010 - 2011 | Uğur Uçar
SİTEMİZİ ; UGUR UCAR'IN ANKARAGÜCÜNE TRANSFERİ İLE AÇIYORUZ... HAYIRLI VE ''UĞUR''LU OLMASI DİLEĞİYLE...Daha evel Antep'e mi gidecek yoksa Ankaragücü'ne mi derken, Ankara tarafından resmi bir açıklama gelmişti "Uğur ile görüşüyoruz" diye. Amma velakin kulüp tarafından resmi bir açıklama olmadı, gelmedi. Bugün borsaya bildirildi Uğur'un transfer durumu, şimdiden iki taraf adına da hayırlı olsun diyelim.. Bonservis + yetiştirme bedeli olarak 1.5 milyon euro istiyormuşuz.
Konya'da geçirmeseydi o sakatlığı şu anda Türkiye'nin en iyi sağ bekiydi kuşkusuz. O gün o zeminde futbol oynatanlar şimdi bir yeteneğin eriyip gitmesini izliyordur, zevkle!
Kaydol:
Yorumlar (Atom)




